İnsanın büyüklük potansiyelinin sınırlarının araştırılması sayesinde senin vasat düşünce biçimini asla hayal bile etmediğin bir şeye dönüştürmen mümkün olacaktır. Erişebileceğin şeylerin haddi hesabı yoktur.
S. Hem zamandan bağımsız olup hem de olaylar dünyasında faaliyet göstermek nasıl mümkün olabilir? Bir insan hem zamanın ötesine geçip hem de düşünce, bilgi, deneyim ve teknolojik başarılara dayalı bir kültür içerisinde yaşamaya devam edebilir mi?
C. Senin dışında cereyan edene gerçek bir şeymişçesine inanmayı bırak ve sahnedeki usta bir aktör gibi hayattaki rolünü oyna. Ölçülemez olanı hiç durmaksızın araştırmalı, bir yandan hayattaki rolünü sıradan bir insan gibi kusursuz bir biçimde oynarken bir yandan da durağanlık ve sessizlikte ustalaşmayı öğrenmelisin.
Fiziksel ölümsüzlüğün önündeki en büyük engellerden biri insanın belirli bir noktada doğduğu zannına kapılmasıdır; Hıristiyanlıkta Yeniden Diriliş olarak bilinen dönüşüm ile ilgili en zor soru ise ölümsüzlüğün kesinliğinin ve hakikatinin bedendeki her bir hücreye nasıl aşılanacağı, işleneceğidir. Unutulmamalıdır ki yalnızca gerçek olan ölümsüz olabilir. Benliğinin en aşağı kısımlarına yönelik farkındalığın ne kadar düşük ise, yalanlar da o kadar koyu ve ölümcül olacaktır. Yaşlılık, hastalık ve ölüm bu yalanların en barizlerindendir. Oysa hakikat, etrafına ışık, güzellik ve ölümsüzlük yaymaktadır.
Kendi mutluluğun için eşyadan, kişilerden ya da tanrılardan medet ummayı bıraktığında, istediğin an mutlu olabilirsin. Artık bilinçsiz bağımlılığını bilinçli seçime dönüştürebilirsin.
Dünya tüm isteklerinin cevabı olup, istek ve cevap arasındaki mesafeyi belirleyen şey senin sorumluluk düzeyindir. Sorumluluk düzeyin ne kadar yüksek ise bu mesafe de o kadar kısalacaktır.
Savaş ve terörü dünya yüzünden silmek için, bunların asıl varlık nedenini, yani kendi psikolojik çatışmalarını yok etmen gerekmektedir. İnsan suretinde tanrı olduğunu, dolayısıyla bugüne kadar nasıl felaket, acı ve ölüm yarattıysan bundan sonra tüm insanlık için sağlık, barış, refah ve mutluluk yaratabileceğini anlamak zorundasın. “Şimdi” frekansının etki alanı içerisindeyken, tarihin akışını uyumlu bir şekilde birleştirme ve değiştirme gücüne sahipsindir. Yardıma ihtiyaç duyduğuna inanmayı bıraktığında açlık dünyadan yok olacaktır. İç dünyanda kendine zarar vermeyi bıraktığında tüm sağlık sorunları çözüme kavuşacaktır. Kendi iç sefaletini yok etmeyi bildiğinde, dünya üzerinde tek bir yoksul halk bile kalmayacaktır. Sen kurban olmaya inanmayı bıraktığında dünya siyaset, din ve ideolojilerin getirdiği tüm utançlardan ve bu müesseseler adına işlenen ırkçılıktan ve zulümden emin olacaktır. Sen bilinçli bir şekilde iç sessizliğine ve bütünlüğüne yöneldiğinde devrimler, savaşlar, şiddet ve suç sihirli bir değnekle dokunulmuşçasına yok olacaktır.
S. Bildiğiniz gibi, dünyanın dört bir yanında insanlığa zarar vermek ve hatta insanlığı yok etmek üzere üretilen ve depolanan silahlar bulunmakta. Böylesine yıkıcı bir güç karşısında ne yapabiliriz, kendimizi bu güce karşı nasıl koruyabiliriz? C. Kendini her türden hipnotizma, bağımlılık, batıl inanç ya da dünyevi ilişkilendirmenin etkisinden kurtararak. Kimsenin bilgisinden, fantezisinden ya da kehanetinden medet umma. Senin dışında seni yok edebilecek bir kuvvet bulunmadığını bil. Sen kendi kalbinde izin vermedikçe ve niyet etmedikçe hayatında yaprak dahi kıpırdayamaz. Uyanık ol! Tüm cehaletinden ve karanlığından sıyrıl. İnce ayara ihtiyaç duyan dünya ya da insanlık değil, senin vizyonundur. Sen kendi iç dünyandaki bölünmüşlüğü ortadan kaldırıp kendini tevhit ettiğinde dünya da güvende olacaktır. Düalite dünyasında her şey kusursuz bir denge üzerine işlemektedir – karanlık ve yıkımı mutlaka yaratıcılık ve yapıcılık izlemekte, bunlar senin manevi hallerini yansıtacak şekilde açığa çıkmaktadır. Öyleyse, dünya hakkında endişe etmeyi bırak, yalnızca kendin hakkında endişe et – dünyaya yardım etmenin tek yolu budur. Olaylar ve koşullar dünyası tamamen sana bağlıdır. Dünyanın koşulları tam olarak senin içsel hallerine tekabül etmektedir. Unutma! Senin kendi Düşün tarafından komut veya izin verilmeyen bir şeyi sana hiç kimse ve hiçbir şey yaptıramaz. İçte savaş yoksa dışta da savaş olamaz; Kanun budur...
Her şey kurtarılana kadar hiçbir şey güvende değildir. Kendini kurtarırsan her şey güvendedir. Dünyanın koşullarını burada, bedeninde değiştirebilirsin.
Politikacıların dış dünyanı yönetebileceğine ve dinlerin iç dünyana huzur getirebileceğine inandığın müddetçe çok büyük hayal kırıklığına uğrayacaksın. Öyleyse, dışındaki dünya politikacılar, din adamları ve bilim insanları tarafından yok edilmeden önce tek başına iç dünyana gir ve kendi bütünlüğüne dokun. Zira tüm virüs ve kötülüklere, terör ve nükleer savaşa, küresel intihara karşı elindeki tek güvence, tek sığınak orasıdır (Dreamer).
Gıda seçerken doğal, katkı maddesiz ve sağlıklı olmasına özen gösteriyorsun. Artık bunu düşünme! Tek yapman gereken gıdayla ilgili farkındalık geliştirmek; bunu başardığında artık gıdaları besin değerlerine göre seçmek zorunda kalmayacaksın. Kendi kendini sabote ediyor olman biraz da uyulması gereken değişmez kurallar olduğuna inanmandan kaynaklanmakta. Seni gerçekten besleyen ve canlı tutan tek gıda kendi iç ışığından ve özgürlüğünden gelmektedir. Açlık ve öfkenin olmadığı, ihtiyaçtan değil de yalnızca güzellik için yaşayan bir insanlık düşündün mü hiç? Açlıktan ölen çocukların, savaşların, hastalıkların ve yoksulluğun olmadığı bir dünya? Kendi bilinçli uyanışına ve ahenge adanmış bir dünya? Yeni fikirlere açık, farklı olma cüretine sahip, biteviyeliğin ve vasatlığın üzerine yükselen bir dünya? Gençlik ve bedensel ölümsüzlüğün normal ve doğal sayıldığı, canlılığını Işık’tan alan bir dünya? İşte böyle bir dünyanın temelini ancak sen atabilirsin!
Okul’a esin kaynağı olan felsefe ve fikirleri konu alan "Tanrılar Okulu" adlı roman, bir “Bireysel Devrimi”, dikey insanın doğuşunu; acı, korku ve iç çatışma gibi hastalıklardan arınmış yeni insanlığın duyurusu olan bir manifestodur.